Kültürel Miras ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?’de Asu Aksoy ve Burçin Altınsay, Mustafa Kemal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Dr. Emir Çekmecelioğlu ile Antakya’nın hafızasında önemli bir yer tutan geleneksel çarşı bölgesini ve Uzun Çarşı Caddesi’nde yeniden inşa edilen çarşıyı konuşuyor; Geleneksel Çarşı’nın bir hafıza mekânı olarak anlamını ve yeni Uzun Çarşı’daki inşa sürecinin nasıl ilerlediğini ele alıyorlar.
Üç sene önce yaşanılan büyük deprem afeti sonrasında bugün ne durumdayız? Bu soruyu depremlerde en büyük yıkımı yaşamış Antakya odağından ele almaya devam ediyoruz.

Bu programda Antakya’nın elle tutulamayan, somut olmayan miras değerlerinin kentsel mekanlarla, somut miras ile iç içeliğini ele alıyoruz. Antakyalılar depremden sonraki süreçte hep söylediler ve söylemeye de devam ediyorlar: Kentin canlandırılmasının sadece anıtsal yapıların yeniden inşası ile başarılabileceğini düşünmek doğru değil, kentin kimliğini taşıyan yaşam kültürünün de geri gelmesi lazım. Yaşam kültürü soyut bir kavram değil, gündelik akış içinde farklı mekanlarda alışveriş, barınma, ibadet, dinlenme, emek, sosyalleşme gibi farklı kullanımların ve anlam yüklemelerin zaman içinde birikmesi ile oluşuyor. Mekanlar, yaşam mücadelesi içinde hafıza biriktiriyor; mekân kullanımlarının sosyal olması, birbiriyle ilişkiselliği nedeniyle de toplumda hafıza ve 'kentin ruhu' dediğimiz olgular meydana geliyor.

Peki Antakya’da deprem sonrası süreçte hızla ilerleyen yeni inşaatlar toplumsal hafızayı ne kadar düşünerek yapılıyor? Antakya’yı yeniden ayağa kaldırmak demek binaların baştan inşa edilmesi kadar şehirlilerin hâlâ hatırladığı mekânsal hafızanın bu yeniden inşaat hareketinin parçası olmasını sağlamak demek. Bu da kuşkusuz kentlilerin mekânsal kararlara katılımlarıyla; yerinde, birlikte ve bütüncül dönüşüm yaklaşımı ile mümkün olabilir. Bugün böyle bir yaklaşımı ne kadar görebiliyoruz?

Konuğumuz Mustafa Kemal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi hocalarından Dr. Emir Çekmecelioğlu ile Antakya’nın hafızasının ve kimliğinin önemli odaklarından birisi olagelmiş geleneksel çarşı bölgesini ve Uzun Çarşı Caddesi'nde yeniden inşa edilen Çarşı’yı konuşuyor; Geleneksel Çarşı’nın bir hafıza mekânı olarak önemini ve yeni inşa edilen Uzun Çarşı’da nasıl bir inşa sürecinin işlediğini ele alıyoruz.

Geleneksel Çarşı, Antakya şehrinin ruhunun kendisini ifade ettiği çok önemli bir hafıza mekânı. Geleneksel Çarşı bölgesi 3 ve 20 Şubat depremlerinde ciddi hasar almış ve sonrasında yapılan yıkımlar sürecinde tahrip olmuş bir yer. Buna karşılık, deprem sonrasında bu çarşı bölgesi kentin ilk canlanma emaresi gösteren yerlerden birisi olmuş. Dr. Emir Çekmecelioğlu ile Geleneksel Çarşı alanında restorasyon, rekonstrüksiyon ve yeni yapılar şeklinde yürümekte olan inşaat sürecini konuşuyoruz. Bu sürecin yürütücüleri Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. Konuğumuzla bu yeniden inşaat süreci nasıl yaşanıyor, ortaya çıkan projeler mekânın elle tutulamayan mirasıyla ve hafızasıyla nasıl ilişkileniyor sorularını cevaplamaya çalışıyoruz.


