"Eskiydi püsküydü ama Yusufelimiz çok tatlıydı" — Kuru Taşın Başı

-
Aa
+
a
a
a

Kültürel Miras ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?'de Asu Aksoy ve Burçin Altınsay, Yeşim Ustaoğlu’nun yazıp yönettiği ve Selen Heinz’ın ortak yönetmenliğini ve görüntü yönetmenliğini üstlendiği Kuru Taşın Başı adlı belgesel film üzerine bir araya geliyorlar.

""
"Eskiydi püsküydü ama Yusufelimiz çok tatlıydı" — Kuru Taşın Başı
 

"Eskiydi püsküydü ama Yusufelimiz çok tatlıydı" — Kuru Taşın Başı

podcast servisi: iTunes / RSS

Yeşim Ustaoğlu’nun yazıp yönettiği, Selen Heinz’ın ortak yönetmenliğini ve görüntü yönetmenliğini üstlendiği Kuru Taşın Başı belgesel filmi konuşuyoruz. 18 Nisan Cumartesi günü, 45. İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale Yarışması bölümünde Türkiye açılışını gerçekleştiren film, Yeşim Ustaoğlu’nun uzun metrajlı kurmaca film-odaklı sinema kariyerinde 2004’teki Sırtlarındaki Hayat’tan sonra ikinci belgesel çalışması.  



Kuru Taşın Başı’nda Çoruh nehri üzerinde 2022’te su tutmaya başlayan Yusufeli Barajı nedeniyle su altında kalan Yusufeli’ni, köylerini, topraklarını, evlerini, geride bırakıp, filmde anlatanların deyimiyle ‘kuru taşın başında’ “beton ve tüketim odaklı hayata tutunmaya çalışanların” hikayesi anlatılıyor. Film, “suyun ölümüne, geçmişin ve hafızanın yok oluşuna tanıklık” ettiği gibi baraj nedeniyle yerlerinden olanların dağın dik yamaçlarında kendilerine adres gösterilen yeni yerleşim alanı ile müzakerelerini de ele alıyor.



Konuklarımız Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz’a deli Çoruh nehrinin kenarında yemyeşil bir cennet parçasında kuşaklardır yaşayan Yusufelilerin ve civar köylerden yöre halkının baraj yapımı ile birlikte karşı karşıya kaldığı travmatik süreci nasıl filme almaya karar verdiklerini ve çekim sürecinde nelere tanıklık ettiklerini konuşuyoruz. Filmde özellikle kadınlar konuşuyor, yazdıkları ağıt gibi şiirleriyle kaybettikleri değerleri anlatıyorlar. Kaybedilenler çok; bir yaşam tarzı, kültürü, geleneği ile bir tarih, bir hafıza, üretim bilgisi, kimlik. Sular yükselinceye kadar yaşamakta olan kadim bir miras bu. 



18 Nisan ICOMOS Uluslararası Anıtlar ve Sitler Günü 2026 yılı teması da tam da afetler, savaşlar ve çatışmalar nedeniyle tehdit altına giren Yaşayan Mirasın korunması ve yaşatılması için çalışılmasının önemine işaret ediyordu. Kuru Taşın Başı filmi, baraj suyu yükselmeden önce yaşayan mirasın üzerine titreyenleri, mirastan arta kalanları geleceğe taşımak için çabalayanları belgelemesi bakımından çok önemli bir çalışma; gelecek kuşaklar kendilerine bırakılan bu tanıklığın kaydı sayesinde bir felaket gibi gelen bu yerinden ve kültüründen olma sürecine ve büyüklerinin geçmişlerine dair fikir sahibi olabilecekler.