Fosil yakıtlardan ne zaman ve nasıl çıkacağız?

-
Aa
+
a
a
a
""

Yemen’de insanlar aşırı sıcaklarla mücadele ediyor, Alpler’de köyler eriyen buzulların tehdidi altında kalıyor, bilim insanları ise okyanuslardaki yaşamın büyük bölümünün yok olabileceği konusunda uyarıyor. Buna rağmen dünyanın iklim gündeminde hâlâ en temel soru yeterince yanıt bulmuş değil: Fosil yakıtlardan ne zaman ve nasıl çıkacağız? Bonn’da süren müzakereler, yalnızca COP31’in hazırlığı değil; aynı zamanda iklim krizinin gerçek nedenleriyle yüzleşilip yüzleşilmeyeceğinin de testi. Çünkü adil geçişten iklim finansmanına kadar tüm tartışmaların merkezinde bu soru duruyor.

Almanya’nın Bonn kentinde devam eden SB64 Ara Dönem İklim Müzakereleri ile COP31 Antalya sürecini değerlendirdiğimiz Haftanın İklim Zirvesi‘nde Ecehan Balta, adil geçiş, iklim finansmanı, uyum politikaları ve Halkların İklim Zirvesi’nin iklim adaleti odaklı alternatif önerilerini ele alırkenİklim Kuşağı Konuşuyor‘da ise Atlas Sarrafoğlu, Türkiye’nin açıkladığı COP31 Eylem Gündemi’ni ve fosil yakıtlardan çıkış tartışmalarını masaya yatırıyor.

Web sitesinden…

Açık Yeşil‘de, COP31 hazırlıkları kapsamında Bonn İklim Konferansı’ndan izlenimleri değerlendirerek Türkiye’nin COP31 başkanlığı için açıkladığı öncelikleri, elektrifikasyon ve temiz enerji hedeflerini, fosil yakıtlardan uzaklaşma tartışmalarını ve iklim eylem gündemine dair yeni önerileri ele aldık.

Açık Gazete‘de, Bonn’da devam eden Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) ara müzakerelerini takip eden Cem Bico ile COP31’e giden süreçte müzakerelerin seyrini, Türkiye ve Avustralya’nın açıkladığı eylem gündemini, fosil yakıtlardan uzaklaşma tartışmalarını ve iklim adaleti hareketinin Bonn’daki hazırlıklarını konuştuk.

Onarım Çağı‘nda, iklim krizine karşı adil geçiş ve iklim istihdamı kavramlarını ele alırken; yenilenebilir enerjiye dayalı dönüşümün teknik olanaklarını ve toplumsal sonuçlarını tartıştık.

Mücadele Atlası‘nda, Bergama Çevre Platformu’ndan Erol Engel ile Bergama altın madeni mücadelesinin başlangıcını, siyanürlü altın madenciliğine karşı verilen 35 yıllık direnişi ve bu mücadelenin Türkiye’deki ekoloji hareketlerine bıraktığı mirası değerlendirdik.

Ekonomi Politik‘te, CHP’de mutlak butlan kararı sonrası yaşanan gelişmeleri, muhalefetin geleceğine ilişkin tartışmaları ve yeni anayasa gündemini değerlendirirken; CHP’deki krizin Türkiye’deki siyasal dengeler ve iktidarın muhalefet stratejileri açısından ne anlama geldiğini merkezimize aldık.

Dünya Mirası Adalar‘da, araştırmacı Turgut Kartal ile Adalar’a getirilmesi planlanan lüks otomobil konvoyu girişimi üzerinden kamusal alanların metalaştırılmasını, motorlu araçsız yaşam kültürünü, sürdürülebilir turizmi ve Adalar’ın geleceğine yönelik tehditleri mercek altına aldık.

Sayfiye’de, İstanbulluları yazları şehirden kaçıran hastalıklar ve salgınlara göz atarken; 19. ve 20. yüzyıllarda İstanbul’un peşini bırakmayan Kolera illetini ve salgının gerektirdiği yerel yönetim reformlarını konuştuk.

Antroposen Sohbetler‘de, 5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle, “türlerin demokrasisi” kavramından hareketle doğayla kurduğumuz ilişkiyi; çevre krizini yalnızca bir alarm ya da sinyal olarak değil, insan-merkezci bakışın sınırlarını görünür kılan daha derin bir mesele olarak ele almaya çalıştık.

Agora‘da, Picasso’nun Guernica’sından sokak sanatına, Nazi propaganda estetiğinden John Berger ve Umberto Eco’nun düşüncelerine uzanan bir hat üzerinden sanatın tarih boyunca bir ifade, temsil, iktidar ve direniş aracı olarak nasıl kullanıldığına göz attık.

Yeni Şeyler Rejimi‘nde, FOMO’dan sosyal medya performanslarına, orta sınıfın çözülüşünden prekaryaya ve yurttaşlık fikrinin dönüşümüne uzanarak, bireysel görünen pek çok sorunun toplumsal ve politik kökenlerini sorguladık.

Sakat Muhabbet‘te, kör hak savunucusu ve araştırmacı Amine Ennur Aksoy ile internet ve dijital teknolojilerin engelli bireyler için ne kadar erişilebilir olduğunu; Türkiye ve dünyadaki dijital erişilebilirlik standartlarını, yapay zekânın sunduğu yeni imkânları ve bilgiye eşit erişimin önündeki engelleri değerlendirdik.

Kültürel Miras ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?‘de, Gündüz Apollon Gece Athena filminin senaristi ve yönetmeni Emine Yıldırım ve filmi kültürel miras bakımından yorumlayan Zeynep Ahunbay ile bir araya geldik.

Babil’den Sonra‘da, Türk halk müziğinin büyük ustalarından Talip Özkan’ın yaşamını, müzikal mirasını ve Anadolu’nun seslerini dünyaya taşıyan çalışmalarını anarken; öğrencisi Hasret Gültekin’i, Sivas Katliamı’nın bıraktığı derin izleri ve Yeter Gültekin’in hafızayı yaşatma mücadelesini de hatırladık.

Öte yandan

Açık Gazete ekibinin gündem odaklı önerdiği makale ve analizlerden oluşan okuma önerilerine ulaşmak için internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Hareket berekettir

Apaçık Radyo’nun YouTube serisi Açık Dergi: Portreler’de, Tophane’de, 20. yaşına doğru ilerleyen Çıplak Ayaklar Stüdyosu’nda Mihran Tomasyan ile stüdyonun yıllar içindeki dönüşümünü, Beyoğlu’nun kültürel hafızasındaki yerini ve bağımsız bir alan olarak nasıl ayakta kaldığını konuştuk.

Obruğun Söz Dizimi

Açık Dergi köşesi Ekoton: Sanat ve Ekoloji Üzerine Söyleşiler‘de, Merve Ünsal ile obruklardan telsiz dalgalarına, apartman boşluklarından uçurtmalara uzanan işleri üzerinden; çöküşü neden hep çok geç fark ettiğimizi, dünyanın sesini gerçekten duyup duyamadığımızı ve kırık iletişimlerin içinde hâlâ nasıl yeni frekanslar aranabileceğini ele aldık.

Gökle Zemin Arasında: 7. Mardin Bienali

GökZemin temasıyla düzenlenen bu yılki bienal tarihi Mardin sokaklarından taşıp Dara Antik Kenti ve Deyrülzafaran’la Kızıltepe’ye de ulaşırken, Açık Dergi’de küratör Çelenk Bafra ile 7. Mardin Bienali’ni konuştuk.

Rone’dan Kambur Balinaların Şerefine: Megaptera

Login‘den Christopher Çolak, Fransız yapımcı ve besteci Rone’un 12 Haziran’da yayımlanacak, tuz kokusu ve deniz ferahlığını hissedebileceğiniz Megaptera adlı soundtrack albümü hakkında bilgi verdi.

Haftanın karikatürü

Açık Gazete'nin köşelerinden Haftanın Karikatürleri'nde, Javad Alizadeh'in çizimi haftanın karikatürü olarak seçildi.

Haftanın sözü

İklim değişikliği konusunda kaygılanmaya 2006 yılında başladım. 2020’ye gelindiğinde insanlığın benimle aynı sayfada olacağından ve meseleyi tamamen çözme yoluna girmiş olacağından emindim... Gelin görün ki, gittikçe artan müthiş sıcaklıklara koşar adım tırmanıyoruz ve dünya liderleri bu konuda hiçbir şey yapmıyor... Peki ben böyle inanılmaz bir yanılgıya nasıl düşmüşüm dersiniz? İnsanlığı bayağı abartmışım da ondan.” — ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) insansız uzay araçları tasarlayan, geliştiren ve kontrol eden önde gelen araştırma merkezi Jet İtki Laboratuvarı’nın (JPL) yöneticilerinden ünlü iklim bilimci ve aktivist Peter Kalmus, Trump yönetimi tarafından görevinden istifa etmek zorunda bırakılmasının ardından bu açıklamayı yapıyor. (Democracy Now!)

Apaçık Radyo podcast